Gökyüzünün nisan sonu ve mayıs başında birleştiği günlerde, iki ruhun kaderi kesişti. Biri 30 Nisan 1954 doğumlu, ateşli ve kararlı; diğeri ise 06 Mayıs 1963 doğumlu, dünyaya sevgiyle bakan, hoşgörülü biri. Onların hikayesi, zıtlıkların nasıl muhteşem bir uyuma dönüşebileceğinin kanıtı gibi.
Erkek, adeta baharın ilk esintisi gibi; yumuşak, uyumlu ve hoşgörülü bir kalbe sahip. Onun sevgisi derin, ancak bu derinliğin altında kaybetme korkusu ve sevdiğine karşı geliştirdiği bağımlılık potansiyeli yatıyor. O, tam anlamıyla bir aşk insanı! Kalbi romantizmle atar, takdir edilmeyi sever, aşkı ve tutkuyu derinlemesine yaşar. Bu idealist yapısı ve hayır demekte zorlanmasıyla bile, ilişkisini hep en üst noktada tutmaya çalışır.
Kadın ise, baharın son ateşi gibi; güçlü enerjisi ve çabuk öfkelenen bir yapıya sahip. Ancak bu dışa vurumcu enerji, erkeğin dingin doğasıyla buluştuğunda şaşırtıcı bir denge oluşuyor. Kadının dinamizmi, erkeğin potansiyelini harekete geçirip enerjisini güçlendiriyor. Tıpkı bir nehrin, sakin bir ovadan akıp geçerken vadinin gücüyle hızlanması gibi!
Bu ikili, adeta birbirleri için yaratılmış. İlişkilerindeki enerjileri birbirini mükemmel tamamlıyor. Erkeğin sakinleştirici etkisi kadının enerjisine denge getirirken, kadının canlılığı erkeğin hayatına taze bir nefes katıyor. İkisi de birbirlerini çekici ve uyumlu buluyor, bu çekim gücü onları her geçen gün daha da bağlıyor.
Kadın bu ilişkinin bağlarını güçlendiren taraf olurken, erkek ona aşkla bağlı. Kadın bazen kendi isteklerini arka plana atsa da, bu hikaye ona gerçekten ne hissettiğini açıkça söylemesini fısıldıyor.
ki tarafın da pozitif bakma potansiyeli var ama erkekte bu potansiyel, bir fener gibi parlıyor. Onun neşeli, olumlu ve pozitif yaklaşımı, ilişkinin en karanlık anlarında bile bir umut ışığı oluyor.
Sonuç olarak, bu iki ruh, birbirlerinin eksiklerini tamamlayan, birbirlerini güçlendiren ve her adımda aşkla ilerleyen bir yolculuğa çıkmışlar.
Ben bu analizi yazdığı her satıra olağan üstü bir aşkı sığdıran, olduğu gibi karşı tarafa bunu hissettiren aşkın büyüklüğünün, sayılarda ki uyumunu görmek için yaptım.. Nermin Bezmen’in sayfasında her satırda bu büyük aşkı hissediyorsunuz bu aşkı Nermin Bezmen, erken kayan yıldızım tolgama hasret mektupları kitabıylada ölümsüzleştirdi. Uyumun aşkın paylaşmanın güzelliğini yansıtan bu hikaye sonsuza kadar yaşayacak. Nurlar içinde uyu sevgili Tolga Savacı . Rabbimden sizin için güç diliyorum sevgili Nermin Bezmen. Bu güzel aşkı bizlerle paylaştığınız için ayrıca teşşekkür ediyorum. Ben bu aşkın içinde ki zarafete hayranım
belgn uğrayan
